Türk Medeni Kanunu nedir

nedir kısa bilgi
nedir

Ara

A| B| C| D| E| F| G| H| I| J| K| L| M| N| O| Ö| P| R| S| Ş| T| U| Ü| V| Y| Z|
Türk Medeni Kanunu nedir hakkında özet bilgi


Türk Medeni Kanunu (Özet), Türkiye Büyük Millet Meclisinde 22 Kasım 2001 'de kabul edilen ve 1 Ocak 2002 'de yürürlüğe giren 4721 sayılı kanundur. 17 Şubat 1926 tarihli ve 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'ni yürürlükten kaldırdı. Türkiye'de medeni hukuk alanına ilişkin kuralları içeren başlıca kanundur. Başlangıç hükümleri dışında, kişiler hukuku, aile hukuku, miras hukuku ve eşya hukuku olmak üzere dört kitaptan ve toplam 1030 maddeden oluşur.

Kanunun Türk Kanunu Medenisi'nden en büyük farklarından biri dilidir. Madde metinlerinin yazımında daha sade bir dil kullanıldı. Kanunla getirilen yeniliklerden Türk kamuoyunda en çok tartışılanlarından biri, evlilikte mal rejimlerine ilişkin düzenleme oldu. Eski kanunda mal ayrılığı yasal mal rejimi kabul edilmekteyken, bu kanunla birlikte edinilmiş mallara katılma, yasal mal rejimi haline geldi.


Türk Medeni Kanunu Tarihçesi
Tarihçe
1923'den günümüze "Türk Medeni Kanunu"...
TÜRK HUKUK DEVRİMİNİN SİMGESİ...Türk Medeni Kanunu, Atatürk devrimlerinin temeli, dinsel hukuk düzeninden laik hukuk düzenine geçişin belgesi, bir hukuk ve uygarlık anıtı olarak kabul edilmektedir.

Türk Medeni Kanunu, kısaca Medeni Kanun'un geçmişi 1923 yılına dayanmaktadır.

Atatürk, 1923 yılında Bursa'da halka yaptığı bir konuşmada şöyle diyordu:"Yeni Türkiye, ne zamana ne de ihtiyaca uymayan mecellenin hükümlerine bağlı kalamaz. En uygar uluslar derecesinde hukuk kurallarımızı da iyileştireceğiz. Yüz sene, beşyüz sene, bin sene evvel yaşayan bir toplum için yapılan yasalarla bugünkü toplumu yönetmeye kalkışmak gaflettir, cehalettir."

Cumhuriyet'in kuruluşu ile yeni bir devlet yapısı oluşturulurken varolan hukuk düzeninin iyileştirilmesi, çağdaşlaştırılması amaçlanmıştı. 1923'de Adalet Bakanlığı bünyesinde, başta Mecelle olmak üzere temel bazı yasaları yeniden düzenlemek üzere iki komisyon oluşturuldu.

Komisyon Çalışmaları
Adalet Bakanlığı bünyesinde oluşturulan bu komisyonların çalışma yöntemlerini belirleyen yönetmelikte, komisyonların yeni düzenlemeler için önce fıkıh hükümlerine dayanacakları, onun yeterli olmadığı konularda başka ulusların kabul ettiği çözümlerden yararlanmaları öngörülüyordu. Komisyon üyelerinin şeriat kurallarından ayrılmaz gözükmeleri, bu arada yeni düzenlemelerde batı hukukunun örnek alınmasına ilişkin görüşlerin yoğunlaşması sonucu, bu komisyonlar dağıtıldı.

19 Mayıs 1924'de yeniden oluşturulan komisyonların çalışmalarına ilişkin yönetmelikte, bu kez, gerekirse "batı milletlerinin kanun ve eserlerinden icap eden esasların alınması" ibaresi yer aldı. Ancak bu komisyonların hazırladığı yasalar da, yetersiz ve çağdaş olmaktan uzak bulundu; bunlarla ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde bir hukuk sisteminin yaratılamayacağı anlaşıldı.


Mahmut Esat Bozkurt
(1892-1943) Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, batıdaki örneklerinden yararlanarak hukuk sisteminin yenilenmesi kararını, "Türk ihtilalinin kararı, batı uygarlığını kayıtsız şartsız kendisine mal etmek, benimsemektir. Bu karar, o kadar kesin bir azme dayanmaktadır ki, önüne çıkacaklar, demirle, ateşle yok edilmeye mahkumdurlar. Bu prensip bakımından yasalarımızı olduğu gibi batıdan almak zorundayız (*) " sözleriyle açıkladı.

Batılı ülkelerin medeni kanunları incelendikten sonra Medeni Kanun'un hazırlanmasında, İsviçre Medeni Kanun'u esas alındı. 1912'de yürürlüğe giren İsviçre Medeni Kanunu, dilinin basitliği, kadın-erkek eşitliğine dayalı bir aile düzeni içermesi ve hakime takdir yetkisi vermesi nedeniyle benimsendi.

Avrupa'daki en eski yurttaşlık yasalarından Fransız Medeni Yasası, eskimiş kabul edildi, Avusturya Medeni Yasası, Habsburg Hanedanının "mutlakiyetçi" anlayışını yansıtır nitelikte bulundu. Alman Medeni Yasası ise, çok teknik bir metin olarak görüldü.

Türk Medeni Kanunu Tasarısının hazırlanması için hukukçu milletvekillerinden, öğretim üyeleri, yargıç ve avukatlardan oluşan 26 kişilik bir komisyon kuruldu. Bu komisyon, İsviçre Medeni Kanunu'nu Türkçe'ye çevirdi ve yeni bir metin oluşturdu.

GEREKÇEDEN...Komisyonun hazırladığı taslak, 20 Aralık 1925'de Bakanlar Kurulu'nda (3. İnönü Hükümeti) görüşülerek kabul edildi.

Tasarının genel gerekçesi, Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından kaleme alındı. Bozkurt, gerekçede, "Türkiye halkı, adaletin uygulanmasında kuralsızlık ve sürekli kargaşa karşısındadır. Halkın kaderi belli ve yerleşmiş bir adalet esasına değil, raslantı ve talihe bağlı, birbiriyle çelişkili ortaçağ dinsel hukukun kurallarına bağlı bulunmaktadır. Cumhuriyet, Türk adaletinin bu karışıklıktan, yokluktan ve pek ilkel durumdan kurtarılmasını devrimin ve yüzyılımız uygarlığının gereklerine uyan yeni bir Türk Medenî Kanunu'nun hızla vücuda getirilmesini ve uygulamaya konulmasını zorunlu kılmıştır" dedi.

Tasarı, Meclis Adalet Komisyonu'nda hiçbir değişikliğe uğramadan kabul edildi. Komisyon raporunda, İsviçre Medeni Yasası'nın uygar ülkelerin en başarılı yasalarından biri olduğu, içerdiği hükümlerin toplumsal ve ekonomik yaşam bakımından çağın gereksinimlerini karşılayacak nitelikte olduğu belirtildi.

Genel Kurul görüşmelerinde tasarının madde madde ele alınması önerildi. Ancak Adalet Bakanı Bozkurt, yasanın bir bütün olduğunu, bu nedenle tümüyle görüşülmesi gerektiğini belirterek, bu öneriye karşı çıktı. Tasarı, kısa bir görüşmeden sonra, 17 Şubat 1926'da kabul edildi. 4 Nisan 1926 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yasa, 6 ay sonra, 4 Ekim 1926 'de yürürlüğe girdi.

Bu yasayı, devamı niteliğinde görülen Borçlar Yasası izledi. Aynı komisyon, İsviçre Borçlar Yasası'nı Türkçe'ye çevirdi ve tasarı haline getirdi. 22 Nisan 1926'da kabul edilerek 8 Mayıs 1926 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan yasa, Medeni Kanun ile aynı tarihte yürürlüğe girdi.

İsviçre Medeni Kanununun Seçilmesinin Nedenleri
* Avrupa’da hazırlanan en son Medeni kanun olması ve her türlü yenilikleri içermesi
* Sorunlara akılcı ve pratik çözümler getirmesi
* Demokratik olması
* Kadın-erkek eşitliğine dayanması
* Laik bir anlayışla düzenlenmiş olması

"İSLAM TARİHİNİN EN ÖNEMLİ OLAYI...""Medeni" ve "Borçlar" yasalarının yürürlüğe konulması, Avrupa'da büyük yankı uyandırdı. Cumhuriyetin ilk yıllarında, Lozan Andlaşması çercevesinde (Adaletin Yönetimine ilişkin açıklama - 24.7.1923) Türkiye'de danışman olarak bulunan hukukçu Sauser Hall, "Türkiye'de Avrupa Hukukunun Benimsenmesi" adlı yapıtında, "İslam devletlerinin en güçlüsü, bin yıllık geçmişe varan töreleri, altı aylık bir sürede yürürlükten kaldırıyor. Tarih, hiçbir ülkede bu kadar köklü ve ani değişikliği örnek gösteremez. Bir ülkede ve bir toplum üzerinde yapılmış bundan daha cesur bir deneyim yoktur" değerlendirmesinde bulunmuştu. (*)

İslam Hukuku üzerine çalışmalar yapan fransız hukukçu Kont Ostrorog'a göre de, Türkiye Cumhuriyeti tarafından Avrupa hukukunun kabulü, Ortadoğu tarihinde, İslam Dininin kabulünden bu yana en önemli olaylardan biridir.

DEĞİŞİKLİK ÇALIŞMALARI...Türk Medeni Kanunu'nda ilki 1938 yılında olmak üzere 15 kez değişiklik yapıldı, 1988 ve 1990'da çıkarılan yasalarla 6 maddesi yürürlükten kaldırıldı.

Medenî Kanunun çeşitli maddelerinde yapılan değişikliklerden ayrı olarak kapsamlı bir değişiklik yapılması çalışmaları 50 yıldan beri sürdürülmektedir.

İstanbul ve Ankara Üniversiteleri medeni hukuk profesörleri, yüksek yargı mensupları ve uzman milletvekillerinin katılımıyla, 1951 yılında, Adalet Bakanlığı'nca bir komisyon kuruldu. Çalışmalarına aralıklarla devam eden ve raportörlüğünü Ord. Prof. Dr. Hıfzı Veldet Velidedeoğlu'nun yaptığı komisyonca hazırlanan Türk Medeni Kanunu Ön Tasarısı ve gerekçesi, 1971 yılında Adalet Bakanlığı'na sunuldu. Bu ön tasarı Bakanlıkça yayımlandı. Adalet Bakanlığı'nca 1974 ve 1976 yıllarında oluşturulan komisyonlar ise bu konudaki çalışmalarını sonuçlandıramadılar.

12 Eylül 1980'den sonra, Milli Güvenlik Konseyi döneminde kabul edilen 1 Haziran 1981 tarihli ve 2467 sayılı Türk Kanunu Medenisiyle İlgili Çalışmaları Yapmak Üzere Komisyon Kurulması Hakkındaki Kanun uyarınca, öğretim üyeleri, yüksek yargı mensupları, meslek kuruluşları ve Adalet Bakanlığı mensuplarından oluşan yeni bir komisyon kuruldu. Prof. Dr. Kemal Oğuzman'ın başkanlık ettiği bu komisyon çalışmalarını 1984'de tamamladı. Komisyonun hazırladığı ön tasarı, Adalet Bakanlığı'nca yayımlandı. Ancak, her iki ön tasarı yasalaşamadı.

YASA TÜMÜYLE YENİLENİYOR...Bu kez yasanın tamamını gözden geçirmek ve günümüz koşullarına uygun hale getirmek amacıyla üniversiteler, yargı organları, meslek kuruluşları ve hukukla ilgili sivil toplum örgütleri ile Adalet Bakanlığı temsilcilerinin katılımıyla, 1994 yılında, "Türk Medenî Kanunu Komisyonu" oluşturuldu. Sırasıyla Prof. Dr. Ahmet Kılıçoğlu ve Prof. Dr. Turgut Akıntürk'ün başkanlık ettikleri bu komisyon, çalışmalarını 1998'de tamamladı. Tasarı hazırlanırken, 1971 ve 1984 yıllarında yayımlanmış bulunan 2 öntasarı ile kaynak İsviçre Medeni Yasası, kısmen Alman Medeni Yasası, Fransız Medeni Yasası ve İtalyan Medeni Yasasından yararlanıldı.

Bu komisyon tarafından hazırlanan "Türk Medeni Kanunu Tasarısı" 16 Eylül 1998'de TBMM'ye sunuldu, ancak, 18 Nisan 1999 milletvekili genel seçimleri nedeniyle, TBMM İçtüzüğünün 77. maddesine göre hükümsüz sayıldı. Tasarıyı yeniden gözden geçirmek ve Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun Tasarısını hazırlamak üzere, 1999'da Adalet Bakanlığı'nda yeni bir komisyon oluşturuldu. Prof. Dr. Turgut Akıntürk başkanlığındaki bu komisyon, çalışmalarını aynı yıl içinde tamamladı.

18 Ekim 1999'da Bakanlar Kurulu'nda (Ecevit Hükümeti - 57 Hükümet) görüşülerek kabul edilen ve 1926 tarihli 743 sayılı yasayı tümüyle yürürlükten kaldıran tasarı, 30 Aralık 1999'da TBMM'ye sunuldu.

Tasarı, 14 Ocak 2000'de TBMM Başkanlığı'nca Adalet Komisyonu'na havale edildi. Adalet Komisyonu'nda 4 Nisan 2000'de başlayan görüşmeler aralıklarla 14 Haziran 2001'e kadar sürdü. Adalet Komisyonu son şeklini verdiği tasarıyı, 21 Haziran 2001 tarihli raporuyla TBMM Genel Kurulu'na sundu.

Tasarı, TBMM Genel Kurulu'nda 24 Ekim 2001'de görüşülmeye başlandı.

GENEL GEREKÇE TARTIŞMASI...Tasarıda, Mahmut Esat Bozkurt'un 1926'da kaleme aldığı "Genel Gerekçe"den (Esbabı Mucibe Lâyiha) bazı bölümlere yer verilmesi, TBMM Adalet Komisyonu ve Genel Kurul görüşmeleri sırasında tartışmalara neden oldu.

Komisyon'un Fazilet Partili (FP) üyeleri, "Bozkurt'un gerekçesinde, laiklik ilkesinin yanlış anlaşılmasından doğan din karşıtı ibareler bulunduğunu", dolayısıyla alıntı yapılmaması gerektiğini bildirdiler ve Komisyon raporuna muhalefet şerhi koydular.

Adalet Alt Komisyonu ise, hazırladığı raporda, tasarının genel gerekçesinde Bozkurt'un yazdığı metnin tümüyle kullanılması gerektiğini belirtti ve metne günümüz Türkçesi ile yer verdi.

TBMM Genel Kurulu görüşmelerinde de, alıntı yapılması, Saadet Partisi ile Adalet ve Kalkınma Partisi milletvekillerince (eski FP) eleştirildi.

Adalet Alt Komisyonu Başkanı, Demokratik Sol Parti (DSP) Bursa Milletvekili Ali Arabacı ise, tasarının tümü üzerinde kişisel görüşünü açıklarken, "Atatürk'ün Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt, 75 yıl sonra, o zaman seslerini çıkaramayanların torunlarınca yargılandı, din düşmanı, İslamiyete küfreden kişi olarak ilan edildi" dedi.


Mecelle
(Mecelle-i Ahkam-ı Adliye), Tanzimat döneminde, Osmanlı İmparatorluğu'nda hukuk sistemindeki aksaklıkları gidermeye yönelik düşünceler çercevesinde gündeme geldi. Döneme damgasını vuran Reşit, Ali ve Fuat Paşalar, Fransız Medenî Kanunu'nun aynen kabulünü Sultan Aziz'e önerdiler, ancak medrese kökenli Ahmet Cevdet Paşa'nın karışmasıyla bu girişim çıkmaza girdi, yerine Mecelle konuldu. 1851 maddeden oluşan Mecelle, 20 Nisan 1859'dan başlayarak 1876'ya kadar 16 kitap olarak yazıldı ve 16 Ağustos 1876'da yürürlüğe girdi. Dinsel nitelik taşıyan Mecelle'de, kişi, aile ve miras kurallarına yer verilmemiş, eşya ve borçlar hukuku esas alınmıştı. Aile hukukuna ilişkin düzenlemeler 25 Ekim 1917'de " Aile Hukuku Kararnamesi " ile getirildi, ancak bu kararname İstanbul Hükümeti tarafından 19 Haziran 1919'da yürürlükten kaldırıldı.


Medeni Kanunun Kabulünün Sonuçları
* Resmi nikah zorunlu hale getirilmiştir.Böylece evlilik devlet kontrolü altına alınmıştır.
* Tek eşle evlilik zorunluluğu getirilerek Türk ailesi modern bir yapıya kavuşturulmuştur.
* Mirasta kız ve erkek çocukların eşit pay almaları sağlanmıştır.
* Boşanma hakkı düzenlenmiş ve kadınlara da bu konuda haklar tanınmıştır.
* Kadınlara istedikleri işte çalışabilme hakkı tanınmıştır.Böylece kadın ve erkekler arasında ekonomik ve sosyal alanlarda eşitlik sağlanmıştır.
* Toplumsal hayatın çağdaş kurallara göre düzenlenmesinin sağlanması Türkiye’de yaşayan gayrimüslim halkı da etkilemiştir.Müslüman olmayan halk Lozan antlaşmasının kendilerine tanıdığı haklardan vazgeçerek Türk medeni kanununa uymak istemişlerdir.Bu istekleri kabul edilmiştir.
* Patrikhane ve konsoloslukların yargı yetkileri sona ermiştir.
* Türkiye’de hukuk birliği sağlanmıştır.
* Laik hukuk anlayışı toplumun her kesiminde uygulanır hale gelmiştir.


Hukuk Alkanındaki Diğer Düzenlemeler
Türkiye Cumhuriyetine her alanda laik hukuk sistemini kazandırmak için diğer konularda da Avrupa’da uygulanmakta olan hukuk sistemleri incelenmiş ve Türkiye için uygun olanlar belirlenerek düzenlendikten sonra Türk hukuk sistemine kazandırılmıştır.

Böylece;
* İsviçre’den Borçlar Kanunu 8 Mayıs 1928’de
* Almanya’dan Ticaret kanun 10 Mayıs 1928’de
* İtalya’dan Ceza kanunu 1 Temmuz 1928’de
alınarak uygulanmaya başlanmıştır.
Türk kadını Medeni kanunun kabulüyle ekonomik sosyal ve hukuksal alanlarda erkeklerle eşit haklara sahip olmuştur.Ancak siyasi ve demokratik alanda kadın-erkek eşitliğinin oluşması TBMM’nin daha sonra kabul ettiği farklı yasalarla gerçekleşmiştir.1930’ da Türk kadını belediye seçimlerine 1933’te muhtarlık seçimlerine 1934’te milletvekillerine katılabilme hakkı kazanmıştır.


Ekleyen: İçerik editörü
Okunma sayısı: 2018

Benzer bilgiler:
Rüzgar Biriktirme Şekilleri
Palanga
15 Tatil Ne Zaman 2011
Azrail
Anı ile Günlük Arasındaki Farklar
İlk Antoloji
Fevri
   
Nedirkisabilgi.com sitesinde yeralan bilgiler internetten derlenmiştir ve sadece bilgilendirme amaçlıdır. Telif sahibinin sitede yayınlanan hangi yazılar üzerinde telif hakkı olduğunu bildirmesi halinde sitede yeralan yazı kaldırılacaktır. Sayfamızda Türk Medeni Kanunu nedir kısaca cevap verilmiştir, Türk Medeni Kanunu ne demektir anlamı tanımı hakkında bilgi edinebilirsiniz. Sitede yeralan Türk Medeni Kanunu ne demek hakkındaki özet bilgiler yeterince bilgilendirmiyorsa bize bildirmeniz halinde gerekli daha geniş bilgi detaylı olarak hazırlanıp yayınlanacaktır. Yalıtım, polyurea su yalıtımı ve mitsubishi klima konularında izobedel ve çözüm klima firmalarından bilgi desteği alınmıştır. İklimlendirme ısıtma soğutma ve klima konusunda mitsubishi klima firmasının mitsubishiklimafiyatlari.org sitesine başvurabilirsiniz.